Allah Rızası İçin Mallarını Harcayanlara Bir Mesaj

  

Tüm övgüler, kitabında şöyle buyuran Allah’a mahsustur:

“Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. O (c.c.) ise nurunu tamamlamak ister. Kafirler hoşlanmasalar da!”(Tevbe,32)

O(c.c.),yine şöyle der:

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et! Onlarla en güzel şekilde mücadele et! Şüphesiz rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O(c.c.), doğru yolda olanları da en iyi bilendir.”(Nahl,125)

Salat ve selam, şöyle buyuran Allah Rasulü Muhammed bin Abdullah(s.a.s.)’ın üzerine olsun!

“Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve lisanınızla cihad edin!”(Ahmed, Ebu Davud)

Cihadi medyanın İslam’a ve müslümanlara karşı bu acımasız savaşında kafirler ve onların ajanlarına karşı yaptığı etki, kafirlerin planlarını ve yalanlarını açığa çıkarmasından dolayı şimdi herkes açısından daha fazla belirgindir. Buna bağlı olarak şimdilerde,kendisiyle mücadele edebilmek için tüm silahlarını toplayarak, acımasız entrika ve planlarla onun karşısına dikiliyorlar. Sınırlı kaynaklar içinde bulunan fakat sadece Allah’a güvenen küçük bir düşmanla mücadele etmek için en son teknolojiye sahip medya ve teknoloji uzmanlarını istihdam etmekle birlikte yüklü miktar paralar da yığıyorlar. Ayrıca tüm dünyada, Arab ve Arab olmayan özel servislerin kendilerine sundukları işbirliği hizmetlerine rağmen onların tüm çabaları sonuçsuz kaldı. Allahu Teala onların planlarını boşa çıkardı.

ادْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et! Onlarla en güzel şekilde mücadele et! Şüphesiz rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O(c.c.), doğru yolda olanları da en iyi bilendir.”(Nahl,125)

Cihadi medyanın temel önceliklerinden birisi, İslam ümmetini uyanmaya ve İslam’a karşı düzenlenen vahşi Haçlı saldırılarından dolayı gereken unutulmuş farzı yerine getirmeye teşvik etmek olduğu kadar, düşmanların yalanlarını da açığa çıkarmaktı. Bir diğer öncelik de geçmişte pek çok örneğini gördüğümüz Bosna, Çeçenya ve Afganistan’daki cihadi operasyonlar gibi, Haçlıların Endonezya’daki müslüman kıyımı, Doğu Türkistan’daki olaylar da gizlenmiş ve görülmemiştir. Öyle ki anladığımız kadarıyla cihadi medya bugün yok olmaya yakındır. Bu gerçeğe bağlı olarak mücahidlerin zaferleri ve kahramanca amelleri gibi düşmanların da suçları gizli kalmıştır.

Global İslami Medya Cephesi, Amerika ve müttefiklerinin Afganistan ve Irak’ta müslümanlara karşı savaş ilan etmelerinin ardından genelde İslam’ı, özelde bu acımasız savaşın içindeki mücahidleri savunarak ve destekleyerek bu sorumluluğu üzerine alan öncü medya merkezlerinden birisidir. Bu yüzden düşman, insanlar bir günlerini dahi tarihin şimdiye dek şahit olmadığı kadar zalim bir haçlı seferine karşı mücahidlerin saflarına katılmak için adamazlarken, bize karşı şehidlerin ve esirlerin feryatları üzerine inşa edilen bu savunma ve desteği bitirmek umuduyla entrikalar düzenlemeye başladı.

Bu bağlamda dünyanın heryerindeki müslüman kardeşlerimizden cihadı medyanın finansal olarak önceki dönemlerden daha az olmayacak şekilde desteklenmesini talep ediyoruz. Müslüman kitlelere ve özelde cihad destekçilerine hatırlatırız ki; eğer fiziksel olarak cihadda yer alamamışlarsa da bulundukları pozisyonlarında hala servetleri var. Çatışma bölgelerine para gönderemiyorlarsa da hala şehidlerin, esirlerin ve mültecilerin aileleri var. Biz onlara, Allah’ın yüklediği büyük vacibi hatırlatıyoruz:

انْفِرُوا خِفَافاً وَثِقَالاً وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنْفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

“Hafif de olsa ağır da olsa savaşa çıkın! Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla mücadele edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir.”(Tevbe,41)

Allah Rasulü(s.a.s), şöyle buyurmuştur:

“Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve sözlerinizle cihad edin!”(İmam Ahmed, Ebu Davud)

İmam Şevkani, Leylül Evtar(8/29)’da şöyle der:

“Bu ayette kafirlere karşı kiminin eliyle, kiminin servetiyle ve kiminin de lisanıyla cihad etmesinin farziyetine bir delil vardır. Kuran,zulüm olan yerlerde insanlara elleriyle ve mallarıyla cihad etmelerini emrediyor. Ve açıktır ki bu emir, bir farzdır.”

İbn Teymiyye şöyle der:

“Kim bedeniyle cihad etmeye muktedirse ve kim de malıyla cihad etmeye muktedirse bu, onlar için bir farz olur. Bu, Allah rızası için harcamak için zayıf bir durumda olmayan herkes için farzdır. Bunun için birinin malıyla cihad etmesi, aşırı ihtiyaç olması durumunda tıpkı zekat gibi kadın ve çocuklara dahi farz olur. Düşmanın saldırdığı zamanlarda dini, hayatları ve müslümanların mahremlerini onların zararlarından koruma konusunda hiçbir ayrım olmadığı, icmaayla farzdır.”

Şu oldukça iyi bilinmektedir ki; global küfrün güçleriyle olan savaşta çatışmanın ön cephesindedir. Bu, birçok araştırmacının hatta bizzat düşmanların kendilerinin de bildirdikleri bir gerçektir. Kitleleri yanlış yönlendiren ve gerçekleri saptıran düşman medyasının İslam’a karşı savaşlarında onların en büyük aletleri olduğu gibi gerçekleri açığa çıkaran, müslümanların mevcut durumlarının hakikatlerini gösteren cihadi medya da İslam düşmanlarına karşı mücadelemizde başlıca silahlardan biridir. Biz, onların bizimle dövüştükleri silahlarıyla dövüşüyoruz. Biz onlarla medya vasıtasıyla dövüşüyoruz, onlarda bizimle medya vasıtasıyla dövüşüyorlar. Bizim iyi günlerimizde kötü günlerimiz de oluyor fakat onların velileri yok iken bizim velimiz Allah!

Muharrem Ayı(1432)’nın yaklaşmasıyla birlikte kardeşlerimize, Allah rızası için harcama ve cihadi medyayı destekleme farziyetini tekrar hatırlatıyoruz. Birçok yerdeki mücahidler, özellikle Afganistan ve Somali’de zaferin eşiğindeler. Savunmaya gelin ve destekleyin ey Allah’ın kulları!

Yüce Allah diyor ki:

لا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُولِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ فَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً وَكُلّاً وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَى وَفَضَّلَ اللَّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْراً عَظِيما ً

“Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla malları ve canlarıyla savaşanlar bir değildirler. Allah, mallarıyla ve canlarıyla savaşanları derece olarak oturanlardan üstün kıldı. Bununla birlikte O(c.c.), herbirine de o en güzeli vaadetmiştir. Fakat savaşanları oturanlardan daha fazla mükafatla üstün kıldı.”(Nisa,95)

Yine şöyle buyuruyor:

الَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ أَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللَّهِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ

“İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler, Allah katında derece bakımından daha yüksektir. İşte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Tevbe,20)

Başka bir surede de şöyle buyuruyor:

وَمَا لَكُمْ أَلَّا تُنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلِلَّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ لَا يَسْتَوِي مِنْكُمْ مَنْ أَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَ أُولَئِكَ أَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذِينَ أَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُوا وَكُلًّا وَعَدَ اللَّهُ الْحُسْنَى وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ (10) مَنْ ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُ أَجْرٌ كَرِيمٌ

“Size ne oluyor da Allah yolunda harcamıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerlerin mirası Allah’a aittir. İçinizden fetihten önce harcayanlar ve savaşanlar, diğerleriyle bir olmaz. İşte onlar, derece bakımından fetihten sonra harcayanlardan ve savaşanlardan daha yüksektir. Allah yine de bunların herbirine en güzel olanı vaadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.”(Hadid,10)

Ebu Hureyre(Allah O’ndan razı olsun)’nin bir rivayetinde Rasulullah(s.a.s) şöyle buyurmuştur:

“Hiç kimse, sabahleyin kendi üzerine üşüşen iki melek olmaksınız uyanmaz. Onlardan biri, ‘Ey Allah’ım! O’nun harcadıklarını yerine koy’; diğeri ise ‘Ey Allah’ım! Bu cimrinin vermediğini heba et!’ der.”(Buhari, Müslim)

Yine Ebu Hureyre(r.a.)’nin bir başka rivayetinde O(s.a.s.) şöyle buyurur:

“Sadaka, birinin malını eksiltmez.”

Özellikle şu ayete dikkat edelim:

وَأَنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلاَ تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ

“Allah yolunda harcayın ve kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın, hayr işleyin! Muhakkak ki Allah, ihsan edenleri sever.”(Bakara,195)

Huzeyfe(Allah O’ndan razı olsun), “Bu, cömertliğin önemini ortaya çıkarıyor.” demiştir.(Buhari)

Hakikaten de ahireti bu dünyaya tercih eden mutludur ve bu dine zaferi getirmede payı bulunanlar başarılıdır. Allah(c.c.), buyuruyor ki:

وَأَنْفِقُوا مِنْ مَا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَا أَخَّرْتَنِي إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُنْ مِنَ الصَّالِحِينَ() وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَاءَ أَجَلُهَا وَاللَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ() سورة المنافقون

“Birinize ölüm belirtileri gelip de; “Ey Rabbim! Beni yakın bir vakte kadar ertelesen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden evvel, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın. Bilin ki Allah, hiçbir canı eceli geldiği zaman asla geri bırakmaz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdar olandır.”(Münafikun,10-11)

Yine bir başka ayette şöyle buyurur:

هَا أَنْتُمْ هَؤُلَاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُ وَمَنْ يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِهِ وَاللَّهُ الْغَنِيُّ وَأَنْتُمُ الْفُقَرَاءُ وَإِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوا أَمْثَالَكُمْ

“İşte sizler, Allah yolunda harcamaya davet edilen kimselersiniz. Ama yine de içinizden cimrilik eden kimseler var. Oysa kim cimrilik ederse ancak kendisine cimrilik eder. Allah zengindir; siz ise fakirsiniz. Eğer yüz çevirirseniz O,sizin yerinize başkalarını getirir ve onlar da sizin gibi olmazlar.”(Muhammed,38)

Abdullah ibni Mesud(Allah O’ndan razı olsun)’un rivayetine göre; Rasulullah(s.a.s.), O’na şöyle demiştir:

“Aranızdan kim, kendi mirasının servetini kendisine bırakmayı sever?” Oradakiler, “hepimiz de kendimizi tercih ederiz!” dediler. O(s.a.s.) dedi ki: “O’nun verdiği kendi parası ve kendisinin vermediği mirasçılarının parası.”

Öyleyse müslüman kardeşlerim; insiyatif alın ve Allah yolunun destekçilerinden ve yardımcılarından olun! Bu mübarek cihadda yerinizi alın! Verdiği zaman hesapsızca veren ve kat kat mükafatlandırana bir borç verin. Paranızı harcayın ve Allah ile ticarete girin! Ve kardan emin olun! Çünkü en merhametli olan ile yapılan ticarette kimse kaybetmez. Allahu Teala buyuruyor ki:

إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَ. لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ إِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ

“Muhakkak ki Allah’ın kitabını okuyup gidenler, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah için) sarf edenler, asla durgunluğa uğramayacak bir ticaret umabilirler. Çünkü Allah, onların mükafatlarını eksiksiz öder ve lütfundan onlara kat be kat verir. Çünkü O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.”(Fatır,29-30)

Şu cennet için yarışan ve güzel hurilere kavuşanlardan olun! Eğer servetinizden cömertçe verirseniz Allah(c.c.)’tan güzel bir ödülden emin olun! Allah(azze ve celle) diyor ki:

وَسَارِعُوا إِلَى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ (133) الَّذِينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ (134))آل عمران.

“Rabbinizin bağışlamasına ve takva sahipleri için hazırlanmış, genişliği gökler ve yerler kadar olan cennete koşun. Onlar ki bollukta da darlıkta da (Allah rızası için)harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Muhakkak ki Allah, ihsan edenleri sever!”(Al-i İmran,133-134)

Global İslamic Media Front

Tercüme:Tevbe İnfo

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir