“Bid’atçıya ancak misli gibi olanlar arkadaşlık yapar”

Laikliği (savunduğunu) açıkça belirten, şeriat ile hükmetmeyi reddeden ve Müslümanlara karşı kâfirlere destek veren yöneticileri tekfir etmemek, –İlmi derecesi ve akademik ünvanı ne kadar yüksek olursa olsun- mürcieliğin semerelerinden bir semere olup, dinin en mühim meselelerini bilmemektir.

Eğer kişi onlardan ve laikliklerinden beri olmaya çağırmak yerine onlara arka çıkmaya, batılları üzerine onlar için tartışmaya ve onların yanında durmaya çağırırsa bu kişi tevhidi bilmeyen ve tevhidi sağlamlaştırmamış kimsedir.
Şeriat üzerine yapılan kabahatlerden biri de; onlar ve emsalleri üzerine fetvalar takdim etmek ve bu tehlikeli meselelerde onlara konuşmaların başında yer vermektir.

Onları övmeye ve temize çıkarmaya gelince; dinin en önemli meselelerinde gençleri saptırmaktır.

Onlar kendi cehaletlerini ve dalaletlerini açıkça beyan ettikleri halde onları mutlak olarak temize çıkarmak, –açıkça belirlemediği sürece- temize çıkaran kişinin mezhebinin, onların mezhebi gibi olduğuna alamettir.

Bid’atçıya ancak misli gibi olanlar arkadaşlık yapar…

Ateşin alevi, dumanın altındadır…

el-Kevsec’in rivayetinde Ahmed b. Hanbel’e “İrca ehlinden olan birisi davet ederse…?” diye sorulunca “Vallahi sakınılır ve uzak durulur.” dedi. (İ’lâmul Muvakki’în)

Eğitim öğretimde en öne alınacak mesele; peygamberlerin mirası olan tevhide davet ve şirkten beri olmaktır.

Ebu Muhammed el-Makdisi

Alıntı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir