‘İhtilaflarımız kendi iç meselemizdir!

Bundan birkaç yıl evvel, “Amerika’nın 2020’ye Kadarki Stratejisi” isimli kitabı okumuştum. Kitapta Amerikalı pek çok siyasetçinin, askerî yetkilinin ve güvenlik uzmanının görüşleri yer alıyordu. Makalelerin bir kısmı, 11 Eylül saldırılarından birkaç yıl evvel yazılmıştı. Bu kitaptan aklımda iki cümle kaldı fakat ne yazık ki yazarlarının isimlerini şimdi hatırlamıyorum.

Bunlardan ilki, doğada “barışçıl İslâm” diye bir şeyin olmadığı, sadece bir kısım Müslümanların dinlerini doğru şekilde yaşamak istemediğiydi. Buna delil olarak da Kur’an’dan bazı ayetlerle Rasulullah(s.a.v.)’ın bazı hadisleri gösteriliyordu. Yani bazı kâfirler, İslâm’ın özünü Müslümanların bir kısım sözde akıl hocalarından daha iyi anlayabiliyordu.

İkincisiyse, Amerika’nın asıl düşmanının Müslümanlar olduğunun vurgulanmasıydı. Ve bu, Amerika’nın terörizme (gerçekte İslam’a) karşı savaş açmasına neden olduğu söylenen 11 Eylül saldırılarından çok önce söyleniyordu. İşte bu yüzden Amerika’nın Bağuz’u, orada mücrim “İslam Devleti(İD/eski IŞİD)” örgütü olduğu için bombaladığı düşünülmemelidir. Aksine, orası tamamıyla yerle bir edildi çünkü orada Müslümanlar bulunuyordu. Ve onlar için bizim Devle, Taliban, El Kaide yahut başka bir şey olmamız önemli değildir. Çünkü biz, onlar için hep aynıyız.

Ben henüz evimdeyken şehrimizde Hizbu’t-Tahrir üyelerine yönelik tutuklamalar gerçekleştirilmişti. Bir kardeşimiz, nihayet bu “bidatçiler”in fikirlerini yayamayacakları için sevinmişti. Bir diğer kardeş ise ona şöyle demişti: «Buna bu kadar sevinme! Çünkü sıradaki muhtemelen biz olacağız!» Gerçekten de bir süre sonra bir kardeşimiz gözaltına alındı ve kendisinin Hizbu’t-Tahrir’den olmadığını söylediğinde polis memuru ona şöyle sordu: «Hizbu’t-Tahrir nedeniyle burada olduğunu kim söyledi?»

İhtilaflarımız yahut çatışmalarımız, kendi iç meselemizdir. Eğer ortada açık bir yanlışlık varsa veya birisi herhangi bir suç işlediyse o zaman bunu şeriata göre çözmesi ve gerektiğinde suçluyu cezalandırması gereken bizleriz. Fakat kafirlerin Müslümanları tutsak etmelerine yahut öldürmelerine sevinemeyiz. Gerçekten de onlar, bizim aramızda hiç ayrım yapmıyorlar ve onlar için bizim hangi akıma veya cemaate mensup olduğumuzun hiçbir önemi yok.

Ebu Huzeyfe

Kaynak: abdulazizkazanly.com 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir