Ümmü Said Buryatski:”İslam İnsanı Güçlü Kılar”

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun değerli kardeşlerim!

Zihnim beni bir kez daha konuşmaya sevk etti fakat bu kez Said Buryatski’nin annesi olarak değil de Rus toplumu içinde yetişip daha sonra orayı hiçbir pişmanlık duymaksızın terk eden birisi olarak…

Bu hitabımın sebebi, bazı kardeşlerin ebeveynlerinin kendileriyle aynı görüşü paylaşmamaları veya daha kötüsü, hayat görüşleri açısından çocuklarıyla ters düşmelerinden ötürü samimi olarak üzüntü duymalarıdır. Çünkü onlar gerçekten de ihlaslı Müslümanlardır.

İster inanın ister inanmayın ama ben de bizzat buna benzer birçok zorlu süreçten geçtim. Ve kendi nefsimde halen düzeltilmesi gereken pek çok şeyin olduğuna inanıyorum. Uzun yıllar boyunca İslam’ı, yalnızca inancımın köşe taşlarını inşa eden hak din olarak deklare ettim.

Fakat bu, mevcut toplumdaki genel hayat akışından tamamen kopmanın gerçekten de çok zor olduğuna dalalet ediyor. Bu aşamalardan geçmiş herkes gibi ben de bunu tasdik ediyorum.

Arkadaşlarım ve tanıdıklarım arasında geçmişte pek çok iyi insan vardı fakat… fakat onlar sadece “iyi insan” olarak kaldılar. Tabi halen Müslüman olmadılarsa… Hayatın akışı, hepimizi farklı kıyılara sürükledi. Ve ben hakikaten de iyi ve temiz tabiatlı insanların küfür üzere ölmelerine üzülüyorum.

Bu yüzden ebeveynleri ve akrabaları gibi en yakın insanların bu dünyada böylesine farklı yollarda olmalarının bu gençler açısından ne kadar acı bir şey olduğu kolaylıkla anlaşılabilir.

Bildiğimiz gibi hayatta her şey Yüce Allah’ın dilemesine bağlıdır. Ve bu dünyada artık büyük bir değişimin vakti gelmiştir. Bu bir hayal ve aldanma değildir. Bu öyle bir realitedir ki, cahil beyinler bile onun farkına varmaya başladılar. Öyle ki burada asıl görev, hayatının çoğunu Sovyetler Birliği döneminde geçirmiş ve kendi dar görüşlü muhafazakar anlayışlarında inatçı bir hale gelmiş olanlardan nöbeti devralacak olan genç neslin üzerine düşüyor.

Onlar, başka bir hayatı- tüm güzelliklerine rağmen- seçebileceklerini anlama hususunda kabiliyetsiz ve anlayışsızdır. Hepsi de onun hayallerini kurmalarına rağmen…

Rusya tarihi boyunca pek çok “avcı” gelmiş ve gitmiştir. Hepsi de kendi halklarının üzerinde hükmetme denemesi yapma konusunda hevesli olmuşlardır. Şimdiyse sonuç, istisnasız herkese aşikardır. Hangi kahramanlar, örneğin Rus ideologları, bize bir şeyler  teklif etme konusunda bağlayıcılığa sahiptirler? Cevap nettir: Hiçbiri!

“Birleşmek” için, nihayetinde toplumu bölecek olan hangi değerlere ihtiyaç duyuyorlar? Tabi ki yegane materyal, her yerde reklamı yapılandır. Öyleyse neden zengin ve ünlüler arasında, ki onları kendi bakış açılarından onları “başarılı insanlar” olarak değerlendiriyorlar, bu kadar çok ayyaş, uyuşturucu bağımlısı ve psikolojik hasta var?

Müminler, bu soruya kendi cevaplarını üretebilirler. Biliyoruz ki Allah(c.c.) katında tüm bu dünya hayatı yerilmiştir. Yalnızca Allah’ın zikri ve bu zikirle alakalı şeyler müstesna… Ve aklın sekineti, ki insan tüm araçlarla bunu elde etmeye çalışır, din haricinde hiçbir şeyle elde edilemez. Çünkü bir insanın ne kadar para, güç, iktidar vs. biriktirebilmesinin hiç önemi yoktur. O yine her zaman bir noksanlık hissine sahip olacaktır.

İşte bu, dünyanın boş olduğuna dair bir kanıt değil midir? Bu kafirler için insan mutluluğunun en üst derecesi olan cennetin varlığının kanıtı değil midir?

Müslümanların imanlarında ve ibadetlerinde her zaman huzur ve güven vardır. Çünkü onlar bu dünyadaki her vaziyette mutludurlar. Onlar için hayatın zorluklarında bile her zaman bir hayır vardır.

Şimdilerde bu kötü eğitimli, sözde ideolojik cephe(İslam’a karşı savaşta tüm cephelerde bozguna uğramalarına rağmen) savaşçısı Rus gazetecilerin “başyapıtları”nı okurken aslında bu saldırılarından ötürü kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Özellikle miadı dolmuş argümanlarla horoz veya boğa güreşi yaptırırcasına İslam’a leke çalmaya çalışanlara! Fakat hiç gerek yok. Zaten her şey güneş gibi ortada…

Fakat esasında onlar, bilmeden dahi Allah’ın dinine yardım ediyorlar. Çünkü hayatın manası ve ruhunu kavramanın ızdırabını duyan herhangi birisi kendisine ve kendi durumuna bakar ve bunları mukayese ederse o zaman şu sonucu çıkarır: “Öyleyse ben de değişebilirim. Daha iyi olabilirim!”

Bu dinin, insanın kaderini değiştirmesiyle ilgili pek çok örnek vardır. Hiçbir rehabilitasyon merkezi ve İslam’dan başka hiçbir din, insanları alkol ve uyuşturucu bağımlılığından kurtaramaz. Şu da bir gerçek ki bazı insanlar, geçmişteki bir veya birkaç Müslüman’ın ne tür biri oldukları hakkında dedikodu üretiyorlar ve zihinleri bulandırıyorlar. Fakat bu yalnızca, harabe haline gelmiş bir hayatı geride bırakmak isteyen, bir değişim isteyen ve en önemlisi bir Müslüman örneği görmek isteyenlerin fikirlerine bir gıda sağlayabilir.

Bir arkadaşıma, “İslam, güçlü karakterli insanların dinidir” dediğim zaman şöyle cevap vermişti: “Hayır! Asıl İslam, insanı güçlü kılar!”

Ne herkes küfür kanunları altında yaşamak istiyor ne de bu gayrı İslami toplumdaki azgınlıkları kabul ediyor. İnsan tüm zamanlarda ve bütün koşullarda hakikati, adaleti ve insanlar arasındaki doğru ilişkileri arar. Normal bir insan, tabiatı gereği bunların peşindedir. Fakat insanların birçoğu, malesef sağlıklı bilgiden yoksun ve bu prensiplerin varlığının farkında bile değiller.

İnsanlık bir zamanlar hilafetin müreffeh toplumunda yaşamıştı. Fakat “şeriat”, “hilafet” gibi kelimeler çoğu Rus için oldukça uzak, yabancı ve düşman gibi geliyor. “Oranın dışında ne var?”, “bu bize göre değil” şeklinde düşünme eğilimindeler.

Tabi ki nihai hükmünü medyada çizilen banal şablonlardan ve klişelerden etkilenerek veren insanları anlayabiliyoruz. Fakat ben de İslam’a ihtida eden, gerçek hayatta karşılaştığı Müslümanlar tarafından cezp edilen birçok kişi tanıyorum. Bu Müslümanlar, olağanüstü düzgün şahsiyetleriyle İslam’a yeni müntesipler, kardeş ve kız kardeşler kazandırdılar. Yine Avrupa’da da görüntü değişmeye başladı. Artık kimse, İslami kurallara göre giyinen erkek ve kadınların görüntülerinden dolayı şaşırmıyor ve ayrımcılık duygusu hissetmiyor.

Eğer Müslümanların güçlü aile bağları, çok sayıda çocuk sahibi olmaları, aile düzenleri ve özellikle alkolden uzak durmaları gibi özellikleriyle güzel örneklikleri olmasaydı bu kadar geniş çaplı bir ihtida olabilir miydi? Normal bir insan için tüm bunlar, kalbine yatkın şeylerdir. Açıkçası ben, çocukları İslam’a giren ebeveynlerin çocuklarındaki bu değişimlerden memnuniyet duymayacaklarına inanamıyorum. Onların korkularının tümü, İslam’ı karalamaya çalışan medya organlarının yayınlarından kaynaklanıyor.

Bu, gayri İslami ailelere bakıldığında böyledir. Fakat kimi zaman İslami aileler de arkadaşları ve akrabalarının tepkilerini çekmek istemedikleri için çocuklarına diğerlerinden daha iyi davranmıyorlar. Örneğin kızları tesettüre girdiklerinde veya oğulları sakal bıraktığında… Hatta onlar, dini görüntüye uydurmak, onu bir gelenek olarak yaşatmaya müptela oldukları için kimi zaman diğerlerinden daha kötü olabiliyorlar.

Fakat yukarıda da söylediğim gibi bir jenerasyon değişimi kapıda ve ana-babalar kadar yakın da olsalar insanların kalplerini değiştirmek bizim elimizde değildir. Buna rağmen sizin açınızdan onlar, her zaman daha iyi ilişkilere ve en önemlisi, seçilen yolun doğruluğunu anlatmadaki sabrınıza layıktırlar. Böylece görülüyor ki bu zamanda tam tersi olması gerekirken bu gençlik sorumluluk alıyor. Gerçekten de İslam dininin unutulduğu uzun yıllar insanları bu duruma getirdi. Fakat anne ve babalarınız size anlayış göstermedikleri zaman üzülmeyin ve öfkelenmeyin! Yalnızca sizin davanızdaki samimiyetiniz bazı şeyleri günden güne değiştirebilecek olandır.

Belki de dinin öncelikli anlayış düzeyinde durmalıydım fakat oğlumun amelleri beni, O’nun ailemizde hiçbir problemimiz yokken neden böyle davrandığı hususunu sorgulamaya götürdü. Ve artık günlük hayatın ve işlerin olağan sıkıntılarından bir miktar boş vakit ortaya çıktığı zaman tüm olan bitenler hakkındaki nihai düşüncemi şekillendirebildim. Kısaca tüm bunları büyük zorlukların neticesinde anlayabildim elhamdülillah!

Sizleri Allah rızası için seven kardeşiniz Ümmü Said

Kaynak: IA Hunafa

Tercüme:Tevbe İnfo

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir