Dr.İyad el-Kuneybî: “Ey Genç! Ebedi olarak cehennemde mi kalmak istiyorsun?”

 

You Tube ve Yahoo sitelerine girişte, göze milyonlarca izlenmiş videolar takılmaktadır. Başlıklarına baktığımda yozlaşma ve çirkinliğin eserini görüyorum. Başlıklarının çoğu Arapça ve izleyenlerin geneli Müslümanlar!

Ey genç! Bu videoları yayınlayan kimselerin küstahça seni şehvetinin peşinden sürüklemesine razı oluyor musun?

Şeytanın insanları ve cinleri binek gibi kullanmasından hoşnut oluyor musun? Rabbinin şu sözünü işitmiyor musun? “-Şeytan- dedi ki; Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında, onun neslini kendime bağlayacağım.” (İsra;62)

Yani Şeytan, Allah’a; şu benim kendisine hürmet olsun diye secde etmemi istediğin kişi var ya! Bana fırsat ver de onun neslinin ağızlarına “gem” vurayım ve bana isyan eden az kişi dışında hepsinin üzerine bineyim ve istediğim yöne doğru yönlendireyim.

“And olsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.” (Sebe;20)

Eğer dinin seni “şeytana uymaktan” engellemiyorsa, hani nerede senin izzetin, saygınlığın, gururun? Düşmanların kardeşlerini öldürürken, kız kardeşlerinin namuslarına dil uzatırken, ümmetin zenginliğini çalıp çırparlarken, senin saygınlığına ayak basarlarken… Şeytanın seni bu şekil de “Eşşek” gibi kullanmasına  izin mi vereceksin?

Sana; “Gel seni aldatalım, sapıtalım, eğlenelim” diyecek. Sen de ona; “buyurun, emrinize amadeyim” mi diyeceksin?

Allah’a yemin olsun ki; cahiliye şairlerinden Antera(1) bile bunu kabullenemezdi!

Soytarılar, zalimler ve entrikacılar, bu tür videoları; “tavsiye edilen” videolar diyerek İslam aleminin izlemesi için seçmektedirler. Sen bunu bildiğin halde, gözlerini bu tür videolara açarak kalbine onların attıkları pislikleri dolduruyorsun.

Kıyamet günü kendileri ile mü’minler arasına duvarların örüldüğü münafık şahsiyetlerden olmak ve ebedi olarak cehennemde mi kalmak istiyorsun?

Bu kimselere kıyamet günü şöyle denilir: “Nefislerizi aldattınız!” Evet nefsini fitneye maruz bıraktın o da fitneye kapıldı, Allah’ın Şeriatini çirkin bulup, soytarıların, fasıkların ve asilerin peşine takıldı.

Şimdi evet şimdi hemen tevbe et ve de ki:”Sizin bineğiniz değilim ey Allah düşmanları! Şüphesiz Allah bana saygınlık verdi ve bana ikramda bulundu. Asla kendime ihanet etmeyeceğim.”

Allah’ım, Müslüman gençleri hidayete erdir!

İyad Kunaybî

Arapça orjinalini bu linkte bulabilirsiniz: بيني وبينكم !

(1) Antera bin Şeddat: Cahiliye dönemi şairlerinden. Şiirlerinin geneli cesareti, haksızlığa karşı olmayı, hak edene hakkını verme gibi bir çok güzel özelliklere teşvik edici kesitleri barındırmaktadır.

Bir yorum

  1. Haluk GÜNDOĞAN

    OSMANLININ SON ŞEYH-ÜL İSLAM’I MUSTAFA SABRİ EFENDİ VE FETVASI:

    ((( FETVA))) Derleyen ve Yayınlayan: Haluk GÜNDOĞAN:

    Şayet devlet İslam çizgisinden çıkarak dinin emirlerine itaat etmek

    hükümetin işi değildir, bu ancak ümmetin işidir denilirse bu durum

    dini devletten ayırmaktır. Böyle bir durumda devlet İslamdan ”İRTİDAT” etmiştir.

    Şayet ümmet böyle bir hükümetten razı olursa veya hükümet parlamentodan

    oluşacaksa ve toplumun vekaletini alarak kanun yapacaksa

    yani ümmet hükümetten razı olma durumunda ise ümmet de ”MÜRDET” olur.

    Bu durumda hem o hükümetin hem de o ümmetin üzerine şu ayet tatbik edilir.

    “Allah ın indirdiği ile hükmetmeyenler… İşte onlar kafirlerin ta kendileridir.”(maide)

    Laiklik ilkesini kabul eden bir siyasi rejim İslam hükümlerine başkaldırmış demektir.
    Dolayısı ile öncelikle bu hükümet ”İRTİDAT” etmiş,

    sonra da bu idareye itaat edenler tek tek ”MÜRDETLEŞMİŞLERDİR”. Siyasi idarede-

    görev alanlar tek tek ”MÜRDET” hükmünü aldıkları (İslam dininden çıktıkları)-

    gibi bu hükümete itaat eden kitlelerde irtidada düşmüş olurlar.

    Bu kestirmeden toplu ”KÜFRE” giriş kadar daha korkunç bir olay tasavvur edilemez.

    Birimiz fert olarak İslamın her hangi bir hükmünü kabul etmediğimiz,-

    dinin sultasını reddettiğimiz, helal ve haramdan, emir ve nehiyden-

    birini inkar ettiğimiz takdirde ”KÜFRE” girmiş oluruz.

    Peki toptan Allah ın sultasını, emir ve nehiylerini, helal ve harama ilişkin-

    ölçülerini reddeden ve dolayısı ile ”KAFİR” olduğu şüphe götürmeyen-

    bir idarenin üyeleri hakkındaki hükmünüz ne olacaktır?

    Cevap Yalnızca ”MÜRDET” ve ”KAFİR” olmak değil midir?

    (Mustafa Sabri Efendi, Mevkıfül Akıl…. 4/280)

    HALUK (TMT) Co Admin and Baş yargıç http://www.turkish-warrior.org:
    Nick=AKINCI (ALP.ER.TUNGA@hotmail.com) and http://www.cyber-warrior.org/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir