Fighters of the Syrian Islamist rebel group Jabhat Fateh al-Sham cheer on a pickup truck after a Russian helicopter was shot down in the north of Syria's rebel-held Idlib province, Syria, August 1, 2016. REUTERS/Ammar Abdullah/File Photo

Şam’ın Fethi Cephesi, son günlerde yaşanan gerilimlerle alakalı bildiri yayınladı

Şam’ın Fethi(Fethu’ş-Şam) Cephesi, bazı direnişçi gruplarla son günlerde İdlip ve Batı Halep kırsalında yaşadığı olaylara ilişkin bir beyan yayınladı.

Beyanın Türkçe tercümesini kıymetli takipçilerimizin ilgisine sunarız:

***

Hamd, Allah’a mahsustur. Resulullah(s.a.v.)’a, ailesine, sahabelerine ve onu veli edinenlere salat ve selam olsun.

Olayların akışını ve inceliklerini takip edenlere kapalı kalmayacağı üzere, mübarek Şam direnişi, Nusayrî nizamın ve müttefiklerinin düşürülmesiyle gerçekleştireceği hedefleri karşısında yolunu tehdit eden tehlikeli dönemeçlerden geçmektedir.

Bugün sulh ve ateşkes projeleri açığa çıkmış bulunmaktadır. Geçen 6 yıl boyunca ödenen tüm bedellerden sonra görüşmeler ve anlaşmalar mücrim nizam ile sulha ve şehirleri ona teslim ederek direnişin gidişatını saptırmaya çalışmaktadır.

Diğer taraftan Halep dersi, öğüt almamız gereken ve tekrarlanmasına izin vermememiz gereken çok sert bir dersti. Şöyle ki, bazı gruplar yıllarca Halep adı altında yardım çektiler. Sonra katılım çok zayıftı, bu grupların hacimleriyle ve kâğıt üzerindeki sayılarıyla örtüşmüyordu. Ribat noktaları ise son derece gevşekti.

Bu vakıanın telafisi, Halep senaryosunun ve güney cephesi senaryosunun tekrarlanmasını engelleme gayretiyle; yine mübarek direnişi temsil etmeye layık, fedakârlıklarını ve cihadını takdir eden, kararlarını birleştiren ve gücünü artıran siyasi-askeri bir yapıya geçebilmek için geniş ve samimi bir niyetle birleşmeye gayret ettik. Diğer gruplardaki kardeşlerimize giderek yol buldukça tüm engelleri aşarak ve yeterlilik ve hak etme olarak sahip olduğumuz özel haklarımızdan feragat ederek bu birleşmeye yöneldik. Birinci adımımız, Fethu’ş-Şam adımı oldu. Sonra diğer gruplarla aramızda oluşacak olan birleşmenin emirliğinden feragat ettik. Bununla birlikte birleşmenin herkesi kapsaması gerektiği ve hiç kimseyi istisna etmemesine çağırdık. Ancak bazıları olayın düzeyinde ve geçirmiş olduğumuz merhalenin tehlikesinin farkında değillerdi. Bazı kalemler ve fetvalar bizimle birleşmenin haram olduğunu ve bunun bir intihar olduğunu belirtti. Onların bu husustaki gerekçeleri, destek kanallarını muhafaza etmek ve destekçilerin tehditlerine ve baskılarına icabet etmekti. Sonra bazıları daha da ileri giderek bizden cemaatimizi feshetmemizi, fertlerimizi ve merkezlerimizi dağıtmamızı istedi.

(Bunu kimseye yaranmak için söylemiyoruz vakıanın açıklaması babından belirtiyoruz) içeride bulunan her mücahide ve dışarıdan Şam sahasını takip edenlere kapalı olmayacağı üzere, Cebhetu Fethu’ş-Şam(Şam’ın Fethi Cephesi)’ın askeri, mahkeme ve hizmet alanlarındaki konumu azımsanamaz. Şöyle ki, Cephe saldırı ve savunmalarda yaklaşık olarak askeri gücün üçte ikisini oluşturmaktadır. Nusayri nizam ve Rafizi milisler karşısında en belirgin olan sıcak noktalarda Cephe ribat tutmaktadır.

Birleşme adımlarının başarısızlığıyla birlikte uluslararası koalisyon bombardımanları başladı. Birçok yerde gruplar ve etkin komutanlar hedef alındı. Açık bir risaleyle, izole edilmemiz ve sonra öldürmemiz isteniyordu. Tüm bunlarla birlikte aynı zamanda bazı gruplar bu cürümleri yürüten Amerika ile güçlü ilişkiler kuruyorlardı.

Bu esnada yoğun bir şekilde Astana toplantıları için hazırlıklar yürütülüyordu. Bu toplantıya çağıran ve organizasyonunu yürüten taraf işgalci Rusya’ydı. Gruplar, direnişi ve cihadı alçaltan bir çatı altında oraya gitmeye zorlandılar. Mücrim nizamın düşürülmesinden ateşkes ve insani yardımların sokulması görüşmeleri ve tartışmalarına… Gruplar, demokratik bir devlet kurulması ve Cebhetu Fethu’ş-Şam’la savaşılması ve izole edilmesi ittifakını beyan eden bu görüşmenin yürütülmesine ortak oldular. İş daha başlangıçta siyasi kumar toplantılarında sahanın aşılıp istibdada yönelinmesine dönmüştür. Sonra pazarlık bizim üzerimizde icra olundu, sırtımızın uluslararası koalisyona açılması bir yana bizimle savaş hususunda ittifaklar yapıldı.

Geçenler karşısında bizim de kurulan bu entrikaları bozmamız, vuku bulmadan önce karşı koymamız, sahayı çöküşten koruyup, askeri olarak sınırların muhafazası, siyasi olarak ithal projelerin boşa çıkarılmasıyla bu uygulamayı başarısızlaştırmamız, bozmamız ve devam etmesini engellememiz gerekti. Şunu da bildirelim ki, gerek komutanlar olarak gerekse de askerler olarak bizler bu grupları tekfir etmemekteyiz. Askerlerimize kan akıtmamaları ve kanların hürmeti konusunda çok dikkatli olmalarını, hedefin projenin bozulması olduğunu, ne öldürme ve savaş ne de tekfir ve helal görme olmadığını vasiyet ettik.

Sahip olmadığı şeylerle görüşmelere yeltenen herkes, dışarıdaki siyasi bürolarıyla yürüttüğü çabalarının bu doğal neticelerini beklemelidir. Dışarıdakilere diyoruz ki: Onlardan satın almaya çalıştığınız Şam ehlinin direnişinin fedakârlıklarına onlar sahip değildirler.

Kendileriyle birlikte cihad ve ribata katıldığımız grup askerlerinden olan kardeşlerimize de diyoruz ki; Astana ve diğer yerlerde bize karşı savaş ve bizim izole edilmemiz kararları, sadece sözden ibaret değildir. Bunlar, sahaya olumsuz etkileri olacak olan tehlikeli bir merhalenin başlangıcıdır. Bilmeden direniş ve cihadın düşmanlarının idare ettiği projelerin araçları olmayın.

Grup komutanlarına ise şunu söylemek istiyoruz: Bizler sizden bazılarınızın –belki iyi niyetle yürütülen- saptırma fetvalarının ve fikri baskıların altında hareket ettiğinizi anlıyoruz. Bunlar ileride pişmanlık getirecek kararların yürütülmesi için yapılmaktadır, ancak o vakit pişmanlık bir yarar sağlamayacaktır. Dininizi sağlama alın, cihad ve savaşa dönün. Siyaset şeytanlarını ve vesveselerini kendinizden uzaklaştırın. Daha önce bildiğiniz üzere, bizleri ancak size yardım eden ve sizi savunan kardeşleriniz olarak bulacaksınız.

Son olarak: Tüm grupları, bildiri dilinden uzak, tutum ve eylemle tercüme edilen, sahayı kurtaracak eylemlerle ödüllendirecek samimi uygulamalara geçmeye çağırıyoruz. Şer’i esaslar üzere kurulu, savaş ve barış kararına sahip olan,  halkımızı himaye edip dinlerini ve hürmetlerini koruyan siyasi ve askeri olarak tek sünni bir yapının inşa edilmesinde ittifaka çağırıyoruz.

Yine bu amacın gerçekleştirilmesi için hızlı bir şekilde yardımlaşma ve ortak hareket etmenin önemini vurgulamak istiyoruz. Bizler bunların uygulanması ve bunlara bağlı kalınmasına hazırız.

Hamd, âlemlerin rabbi olan Allah’adır.

Kaynak:@Ahdasulmelahim

Ümmet-i İslam/Haber Merkezi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir