Şehid Şeyh Said Buryatyalı:”Cihada Nasıl Geldim?Burada Neler Gördüm?”

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a ve akibet muttakilere aittir. Salat ve selam, Allah’ın Rasulu Muhammed’e, O’nun ailesine ve ashabına olsun.

İmam Müslim’in Ebu Hüseyin Müslim b. Hacer el-Kuşeyri el-Nişburi’den rivayet ettiği bir hadiste, Allah Resulü(s.a.s.) şöyle buyuruyor:

“Ümmetimden hak üzere savaşan bir grup daima var olacaktır. Onlara muhalefet edenler onlara bir zarar veremezler. Allah’ın emri gelinceye kadar bu hal üzere kalmaya devam ederler.”

Bu hadisi anarak klasikleşmiş bir video veya bunun gibi bir şeyler yapmak istemedim. Ancak bu hadisten bahsederek burada neler olduğu hakkında kardeşlerimizin zihinlerini biçimlendirmek istedim. Neden bu hadisten bahsettim? Çünkü Peygamber(s.a.s) şöyle buyurdu:

“Onlara muhalefet edenler, onlara bir zarar veremezler. Allah’ın emri gelinceye kadar bu hal üzerinde kalmaya devam ederler.”

Allah’ın izniyle çok iyi biliyoruz ki cihad, bugün tüm bölgeye yayıldı ve oldukça genişledi. Bir zamanlar Çeçenya topraklarında başladı ve daha sonra bütün bir Kafkasya’ya yayıldı. Elhamdülillah, Müslümanların mevcut durumunda Allah bize yardım ederek, bu cihadı sürdürme gücü vererek büyük mucizeler gösteriyor. Eğer bu amel, O (c.c.)’nun için olmasaydı bu ormanlarda, bu dağlarda hiç kimse tek bir gün bile kalamazdı. Bundan dolayı Allah Resulü(s.a.v.), “onlara zarar vermek isteyenler olacak ancak bunu başaramayacaklar” demiştir.

Ve bugün buradaki cihadın petrol için sürdüğünü, mücahidlerin birilerinden para aldığını, onların Allah rızası için savaşmadıklarını, her şeyin FSB (Rus gizli servisi) tarafından planlandığını ve kontrol edildiğini vs. konuşan birçok Müslüman(!) vardır. Buna benzer şeyleri o kadar çok duymuşumdur ki… Subhanallah!

Onlar, “halk desteklemiyor”, “insanlar istemiyor” gibi şeyler söylüyorlar. Fakat ben insanlara gittim, onlarla konuştum. Elhamdülillah insanlar bizi destekliyorlar. Bu sadece kafirler tarafından kullanılan bir propagandadır. Rus kafirler ve Çeçen mürtedleri tarafından uygulanan sindirme politikaları, aşağılamalar, dövmeler, işkencelerden dolayı insanlar tutuklanıp aşağılanmaktan çekiniyorlar. Fakat Allah için açıkça FSB veya İçişleri Bakanlığı sistemi içinde yer alan, ahiretlerini dünya karşılığında satanların haricinde çok az insan, bugün açıkça bizden nefret ediyor ve bize muhalefet ediyor. Allah Resulü(s.a.s) bunlar için şöyle diyor:

“Kişi mümin olarak uyanır, kafir olarak uyur. Veya mümin olarak uyur, kafir olarak uyanır.”

Ve bunun nedeni olarak şunu gösterdi: “Dinini birazcık dünya menfaati için satar.”

Bugün birçok kişi diyor ki; Ramazan Vladimiroviç Kafırov (diğer söylenişi ile Kadırov), Çeçenya’daki Müslümanların meşru lideridir ve O’na itaat edilmesi gerekir. Eğer bu insanlar, hayvanlardan hatta domuzdan -çünkü domuz bile birçok insanın yapmadığı zikrini yapmaktadır- daha aşağılık olan bu adamın söylediklerini duymamışlarsa ve eğer duyarlarsa o zaman sözlerini geri almalıdırlar.

Bu adam(Kadirov), önceden beri buraya gelip gidenler içinde en kötüsüdür. O ender bulunan tipte bir kafirdir ve O’ndan insan olmasını beklemek çok zor bir iştir. Çünkü insan yapısı, fıtraten Allah’a ibadet gayesiyle yaratılmıştır ancak Kafırov gibiler ise cehennem için yakıt olmak üzere yaratılmışlar. Fakat biz bugün, Kafırov ve çevresi hakkında konuşmayacağız. Çünkü bu adam şu anda bizi ilgilendirmiyor.

Fakat her nasılsa biz buradaki cihadı tamamlayıncaya ve bu toprakları, bu diyarları bağımsızlığına kavuşturuncaya kadar gelecekte her şeyin her yere böyle kolayca yayılacağını düşünmek oldukça zordur. Çünkü Allah’ın yardımı, bizler birleşmeye başladığımızda gelir. Yüce Allah, Kuran’da şöyle buyuruyor:

“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, kendi aranızda parçalanıp ayrılmayın.” (Al-i İmran, 103)

Bugün birçok insan, burada-Kafkasya’da bizim cihadı sürdürebilmemiz için yeteri kadar güce ve diğer kaynaklara sahip olmadığımızı düşünüyor fakat Allah sayesinde elimizdeki imkanlarla operasyon yapmayı başarıyoruz. Ve kafirler, bunlar hakkında sessiz kalıyorlar. Neden geçtiğimiz yaz düzenlenen ve “Tiger” olarak anılan bir çeşit “Hummer”larının imha edilip 3 ya da 4 kafirin ortadan kaldırıldığı operasyonu gizlediler? Bunun hakkında neden sessiz kalıyorlar? Neden orda-burada yapılan operasyonlar hakkında hiçbir şey söylemiyorlar? Çünkü böyle haberleri gizleme politikaları var.

Yine de bugün, Kafkasya’nın içinde yahut dışında bulunan bazı kardeşlerimiz arasında hala buradaki olanların FSB’nin kontrolünde olduğuna ve bundan Rusların karlı çıktığına inandırılanlar mevcut. Bamut köyünde yaz başlarında bir BMP zırhlısı imha edildi ve bu operasyon sadece 4 kişi tarafından düzenlendi. Bununla ilgili olarak yerel halkın arasında pis bir söylenti yayıldı: Onlar bu eylemin arkasında mücahidler değil de bizzat Rus generallerinin  olduğunu söylediler. Halbuki bizim bu operasyonda kimlerin görev aldığını çok iyi bilmemize rağmen… Yine de kafirler bunu haklı çıkarmaya çalışıyor, bahaneler uyduruyorlar ve her şeyin FSB tarafından yapıldığını iddia ediyorlar. Böylece Dokko da FSB ajanı olmuş oluyor(!)

Allah bazı insanları çok sert imtihan ediyor. Bazılarının kalplerini mühürlüyor, diğerlerininkini ise açıyor. Bu cihad burada başladığı zaman, hepimiz bunun bir cihad olduğunu kavradık ancak herkes buraya katılabilme durumunda değildi. Çünkü ben başka bir yerdeydim ve birileri konuşmaya başladı: “Buryatski geride oturuyor ve konuşuyor vs…” Evet, o zaman bu cihatta yer alamamıştım çünkü kardeşlerle herhangi bir irtibatım yoktu. Ve benim arkamda pis söylentiler yayılmıştı. Benim aylak bir konuşmacı olduğum vb. şeyler söylemişlerdi. Allah en iyisini bilir ki, bizden her birimiz yalnızca kendi iş ve eylemlerinden dolayı mesul tutulacağız.

Geçen baharda kardeşlerimiz benimle irtibata geçtiler. Ve bana komutanlarımızdan Emir Muhenned’den, beni buraya davet eden ve cihada katılmaya çağıran bir mektup getirdiler. Allah için olan bitenden az veya çok farklı bir şey söylemek istemiyorum fakat hatırlıyorum ki; o mektubu aldığım zaman, yaklaşık 6 dakika süren videoyu seyrettiğim zaman, Emir Muhenned bana rica edip; “insanlar seni dinliyor. Sen fikirleri insanlar tarafından dikkate alınan birisin. Bize katılabilirsin. (Burada O, “Buraya gel! Sana emrediyorum! Vb.” şeyler söylemedi. Sadece “seni kabul etmeye hazırız, seni aramızda görmekten onur duyarız.” gibi şeyler söyledi)” dediği zaman bu gerçekten beni çok etkiledi.

Allah, Kuran’da buyuruyor ki: “Savaş, hoşlanmasanız da size farz kılındı.” (Bakara, 216)

Ve Allah Resulü(s.a.s) dedi ki:

“Şeytan, Hicret yoluna oturur ve der ki: ‘evini, yurdunu terk mi edeceksin?’ Ve en iyi hicret, Peygamber (a.s.m)’in dediği gibi cihattır. O(s.a.v.) buyurdu ki: “bu kişi O(şeytan)’nu dinlemedi ve yoluna devam etti. Sonra Allah’tan cihada çıkma emri geldi ve şeytan gelip dedi ki: Cihada mı gitmek istiyorsun? Sen orada öldürüleceksin ve karın başka biriyle evlenecek. Malın başkaları arasında paylaşılacak.” Allah Resulü(s.a.v), dedi ki: “Eğer o anda bu kişi Şeytanı dinlemezse ben O’na cenneti garanti ederim.”

Bu mektubu aldığım zaman bana denildi ki; “Cevabın ne olacak?” 3-5 dakika iyice düşündüm. Açıkça söyleyeyim ki bu 3-5 dakikalık süre zarfında tüm hayatım gözlerimin önünden geçti. Hayatım boyunca düşündüğüm her şey, bütün bunların hepsi o anda yeniden yaşanıyormuş gibi geldi.

Fakat bunlar Allah’ın bir imtihanı olmalıydı. Kendi kendime; “hep sahabenin cihadı hakkında konuştun, onların hayatlarını anlattın, tabiini anlattın, büyük İslam alimlerini anlattın, Peygamber’in cihadını anlattın ve şimdi bir imkanın var. Git ve hep konuştuğun şeylerin ardından neler yapabileceğini kanıtla” dedim.

Abdullah ibn Mesud(r.a.)’un dediği gibi, Yüce Allah insanı hep bu tür durumlarla imtihan ediyor:

“Eğer Allah bir insanı imtihan eder ve O’nu Allah rızası için bir şeyler söylemesi gereken bir duruma koyar, O da bu durumda söylemesi gerekeni söylemezse Allah O’nun önceden sahip olduğu imanı asla bir daha vermez.”

Bu başlangıç noktasıydı.

Allah için ben, cihada karşı burada karşılaştığım ve gece gündüz cihada çıkma hayalleriyle yaşamış bazı samimi kardeşlerimiz kadar güçlü bir istek duymamıştım. Ama Allah sizi seçer ve siz de dünya ve ahiret arasında tercih yapmak zorunda olduğunuzu anlarsanız ve de Allah’a karşı birazcık samimiyetiniz varsa bu seçimi yapmak zorunda olduğunuzu bilirsiniz.

Sonra dedim ki: “Evet, inşallah gideceğim fakat biraz zamana ihtiyacım var.” Yine de ben “Evet” dediğimde bu, artık başlangıç noktası oldu. Ancak bunu söyledikten sonra rahatladım. Çünkü bu noktayı geçince sadece tek yolunuz olduğunu anlıyorsunuz.

Daha sonra düşünmeye başladım: “ya bu FSB’den ise”, “Dokka Umarov kim?”, “O’nu kim tanıyor?” vs… ve kısa bir süre sonra Allah’ın izniyle buraya geldim, cihada katıldım, silah ve “Çeçen Gora-Tex” botları edindim. O andan sonra her şey bütünüyle farklı gelişti.

Buraya geldiğim zaman bazı kardeşler; “Senin burada olduğunu halka anlatmayalım. Diğer kardeşlere, diğer cemaatlere de söyleyelim ki senin burada olduğunu kimseye söylemesinler” dediler. Ve ben de bir ay boyunca buradaki gerçek durumu incelemeye karar verdim. Çünkü hala”onlar FSB ajanıdır. Ruslar onlara havadan silah bırakıyor, vs.” diyen insanlar mevcuttu. Gerçi bunları dile getiren insanlara kesinlikle güvenilemez çünkü cihattan kaçıp Avrupa’ya gittiler ve orada bir yerlerde oturuyorlar. Orada cihadı tamamen unuttular. Peki, bunlar neden böyle konuşuyorlar? Bunları söylüyorlar, çünkü savaş alanından kendi kaçışlarını haklı çıkarmak istiyorlar.

Bazen, “ya bunlar doğru söylüyorlarsa?” diye düşündüğüm olmuştu. Bunun için tam bir ay boyunca düşündüm, izledim ve gözlem yaptım. Eğer buradaki her şey FSB tarafından organize ediliyor ve düzenleniyorsa, bu savaş onlar için gerekliyse ve onların bazı amaçları için kullanılıyorsa, Allah için, bir ay sonra kardeşlerin yüksek derecede bir samimiyet ve yüksek derecede bir imana sahip olduklarına ikna oldum. Ki onlar, gerçekten Allah rızası için çaba sarf ediyorlar ve burada hayatlarını feda etmeye hazır, bu yolda her şeyini kaybetmiş birçok insan var. Ben buradaki insanların kim olduklarını öğrendim ve bunun hakkında hiç şüphem yok. Ki onlar, bugünün Müslümanları arasında en iyilerdir. Çünkü siz ılık bir evin içerisinde bol yiyecekler, iyi gıdalar arasında bulunduğunuz zaman bir kişinin güvenilir ya da ikiyüzlü olduğunu asla anlayamazsınız. Fakat soğuk, çamur ve çetin sınavlar başladığı zaman, yemek olmadığı ve ağır yükleri taşımak zorunda olduğunuz zaman Allah size kimlerin gerçekten de iyi, kimlerin de kötü olduğunu gösteriyor.

Allah Kuran’da şöyle buyuruyor:

“Andolsun ki sizi hem biraz korku ve açlıkla, hem de mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele.” (Bakara, 155)

Bir insan ancak imtihan edildikten sonra liyakatını gösterebilir. Ki bu, Allah’ın neden Hz. İbrahim’i imtihan ettiğini, neden güçlü iradeli-azim sahibi Peygamberlerin imtihan edildiğini açıklar. Allah (azze ve celle) şöyle buyuruyor:

“O halde peygamberlerin azim sahibi olup sabrettikleri gibi sen de sabret.” (Ahkaf, 35)

Ve ben burada başka hiçbir yerde görmediğim sabrı gördüm. İnsanlar burada kışın kar altında bir gece geçirdiği zaman, ki kronik hasta olan insanlar var, gene de buradan ayrılmıyorlar. Allah sayesinde birçok hastalık sahibi-hatta neredeyse görme yeteneğini kaybetmiş- insanlar burada kalmaya devam ediyorlar. Buraya şimdi gelenler, genelde bizim gençliğimiz. O gençliğimiz ki Allah Resulü(s.a.s.), haklarında şöyle buyurmuştu: “Beni genç insanlar destekledi”. Ve yine onlar, “İslam’ın Destekçileri”dir. Ve onlar doğru bir İslam anlayışı ve doğru bir akide ile buraya gelenlerdir. Onlar kolayca doğru yoldan sapanlardan değillerdir.

Daha sonra bir soru aldım: Tamam! Kardeşlerimizin, mücahidlerimizin durumları iyidir. Peki, liderliğin durumu nasıldır? Bu adamın- Ebu Osman (Dokka Umarov)- kim olduğu sorusu, daima ilgi topladı. Her şeyin başladığı, geçen sonbaharda Emirliğin ilan edildiği zamanı hatırlayalım. Umarov’un Emirliği deklare edişi, ilk kez internette duyurulmuştu. Bazı arkadaşlar gelip bana “Bu konudaki görüşün nedir?” diye sordukları zaman ben gerçekten demiştim ki; “Bence Emirlik deklarasyonunda sadece bir tek hata var: O da geç yapılması!”. Ama Allah, onun uygun bir zamanda olmasını diledi. Zakayev ve diğerleri yalan söylememelidirler. Ebu Osman, bana bu kararın alınmasının 2002’lere uzandığını ve o zaman cihadın İçkeriya için veya parlamento için veya başkanlık için sürdürülmediği herkes tarafından onaylandığını söyledi. Tüm küfür kavramları tamamen terk edilmişti.

Ve bugün bu adam (Dokka Umarov), böyle zor bir durumdayken; Avrupa’daki ve dışarıdaki kişilerin muhalefetine rağmen Emirliği ilan edebildi. Ve bu karar O’nu daha da değerli yaptı. Çünkü şimdi herkes O’na karşı geliyor. Herkes O’ndan nefret ediyor. Ben bizzat, O’nun yanında çok zaman geçirdim ve gördüm ki O, Allah rızası için samimi niyete sahip biri. O, bizimle aynı koşullarda yaşıyor. Aynı tip battaniye ve aynı tip yastık kullanıyor. Benim ve diğer mücahidlerin yediğimizin aynısını yiyor. O, kendisini kimseden üstün görmez. Ben O’nun hakkında yalan söylemeyeceğim. O’nu ne öveceğim ne de abartacağım. Ben şimdi O’nun arkasından konuşuyorum. O şimdi burada değil, bu yüzden rahatça konuşabilirim. Eğer burada olsaydı asla söylemezdim. Ama her nasılsa O, her yaptığını gerçekten Allah rızası için yapan biridir.

Ve O’nda gördüğüm samimiyet, insanlar arasında nadiren görülen cinstendir. O, sıkı bir azim ve güçlü irade sahibidir. O, Çeçen işbirlikçi mürtedler ihtiyar babasını kaçırıp teslim olmasını istediklerinde bunu gösterdi. Bunu reddedince bu kez serbest bırakmaya söz vererek fidye talep ettiler. Buna karşın O’nun cevabı ne oldu biliyor musunuz? Bunu ilk duyduğum zaman hayrete düşmüştüm. Subhanallah! Beni dinleyen veya izleyen kardeşler, size bunu anlatıyorum ki muhtemelen O’nun yaptığını ben yapamazdım. Onlara dedi ki: “O’nu alın, öldürün ve yakın! Size O’nun için tek bir kuruş ödemeyeceğim.” Neden? Kafirler ve mürtedler için bir gelenek oluşturmanın önüne geçmek için. Yoksa onlar artık sürekli mücahidlerin ailelerine uğrayacak ve bizden fidye talep edeceklerdi. Bizim böyle zaaflarımızın olmadığını göstermek için. Elbette bizim böyle zaaflarımız yoktur fakat Allah için, böyle bir işi herkes yapabilir miydi, bilemiyorum.

Beni dinleyen kardeşlerimiz bilmelidirler ki; ben ne birisini öveceğim ne de yalan söyleyeceğim. Bu iş için para da almıyorum. Kaydettiğimiz bu videoda ben, davet yapmak değil de buradaki durumumuzun nasıl olduğunu göstermeye karar verdim.

Bu adamla ilk karşılaştığım zaman O’nun gerçekten Allah rızası için samimi biri olduğunu gördüm. Yine de O’nu karalamaya çalışıyorlar: Geçmişte gangsterdi, cahilin biriydi vs… Allah’ın izniyle O, kendisini geliştirmiş, doğru yolda yürüyen ve anlayışı olan birisi. Bendeki izlenime göre bu adam, ümmetin içindeki en iyi liderlerden birisidir. Allah bize şimdi ve her zaman böylelerini versin! Bütün hayatım boyunca O’nun gibi biriyle muhtemelen karşılaşmadım.

Fakat bununla birlikte biz, insanların rızası için cihad etmiyoruz. O’nun veya diğer mücahidlerin rızası için de cihad etmiyoruz. Biz bunu sadece Allah’ın rızası için yapıyoruz. Ve biz bu yola Allah’a daha yakın olmak ya da şehit olmak için çıktık. Temel misyonumuz, yaşamak değil bu yolda ölmektir. Bu nedenle, bugün kaydetmeye karar verdiğimiz bu sohbette burada oluşan durum hakkında açıklama yapmak istiyorum.

Benim ve O’nun birlikte kaydettiğimiz ilk videoda, birçoğunuz hatırlayacaktır- o zaman internette yayımlanmıştı- kesin bir karar vermiştim: Buradan asla ayrılmayacağım. Bu, bizim için sonuna kadar gideceğimiz bir yol olacak…

Allah şahidim olsun ki, bu kesinlikle bir gösteri değildir. Yalancıların söylediği gibi para veya başka bir şey kazanmadım. Beni Moskova’dan hatırlayanlar görebilir. Hala eski pantolonumu giyiyorum. Hiçbir şeyim kesinlikle değişmedi. O zamandan beri sadece bir Dragunov (SVD) silahı edindim; bir de yelek ve sırt çantası… Hepsi bu kadardır. Bizden hiç kimse, buraya dünya metaı için gelmemiştir. Çünkü bu diyarda şu ağaçlardan, dağlardan ve kazanmaya çalıştığımız Allah rızasından başka hiçbir şey yoktur.

Dedikodu yaymaya devam edenlere şunu kesin bir şekilde söylemek istiyorum ki; meşru liderimize-Kafkasya Emirliği’ne muhalefet eden herkes dönektir. Allah’a karşı yalancıdır. Çünkü bugün Ebu Osman’a muhalefet eden herkes, Allah’ın huzurunda şahitlik ederim ki daha evvel haklarında bir ders anlattığımız ve karakterlerini tasvir ettiğimiz aşağılık bir haricidir. Bugün bunlar, maalesef oldukça fazladır. Fakat her ne olursa olsun biz, nihayetinde cenneti kazanma arzusu olan bu yolculuğa devam etmek arzusundayız.

Daha uzun konuşmayacağım çünkü bataryamız azalıyor. İnşallah bir dahaki sefer devam ederiz. Bu video, bugün burada var olan gerçek durumu bir nebze açıklamak için yeterlidir. Birçok kardeşimiz gerçekten de burada neler olduğunu bilmiyor. “Burada cihadın sürdüğünü” veya “savaşanların FSB ajanı olduğunu”, “Rusların havadan silah bıraktığını”… Onlar havadan silah bırakmıyorlar fakat yakın zamanlarda havadan top mermileri gönderiyorlardı ve ondan sonra ağaçlar buna benzemeye başlıyor.

İnşallah bu noktada bitireceğiz ve Allah izin verir de hayatta kalırsak bir dahaki sefere devam edeceğiz. Nihayetinde kardeşlerimizden en azından dualarıyla da olsa bu cihadda yer almalarını rica ediyorum. Bizim için dua edin çünkü dua, Allah tarafından bize verilen en iyi silahtır ve dua ile Allah durumumuzu değiştirebilir, bize çokça yardım edebilir ve başlıca amacımıza ulaşmak için gereken şeyleri verebilir.

Bunu söyleyerek Allah’tan kendim ve sizin için bağışlanma diliyorum.

Duamızın sonu, alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd etmektir.

Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir