Şeyh Ebû Katâde’den Şeyh Makdisî’yi itibarsızlaştırmaya çalışanlara cevap

ebu-katade-savas-simdi-kizistiSon birkaç gündür Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’nin IŞİD’e dair yazdığı risalede kullandığı ifadeler birçok art niyetli kişiler tarafından istismar edildi. Bu art niyetli kimselerden bazıları Şeyhin IŞİD’i meşrulaştırmaya çalıştığı iftirasını yayarken bazıları da Şeyhin Nusret Cephesi dışındaki grupları Müslüman görmediği iftirasını yaydı. Hâlbuki şeyhin söyledikleri özetle Koalisyon(Haçlılar desek kim alınır) ile birlik olup IŞİD’i vurmanın şer’an batıl olduğu, IŞİD ile özellikle Kuzey Halep’te savaşan grupların da Koalisyon ile birlik olup IŞİD ile savaştıklarını söylemekten ibaretti. Şeyh ısrarla IŞİD’in cürümlerinden beri olduğunu söylese de bu arkadaşlar göğüslerinde şeyhe karşı duydukları kinle bu iftiraları dillendirmeye devam ettiler. Bu konuda söylenecek sözler çok olsa da sizi Şeyh Ebu Katade’nin kendi resmi sayfalarında Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’ye dair söyledikleriyle baş başa bırakıyorum:

* * *

Şeyh Ebu Katade Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’yi savunuyor [1]

Bazılarının Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’nin değerini düşürmede şeytanla yaptığı ittifakı ortaya çıktığında bu kadar çirkefleşeceklerini düşünmemiştim. Hakkın adamı oldukları zannedilenler de bu işi yaptılar. Bunların sermayeleri bazen yalan bazen de sözü te’vil etmektir. Bazen de farklı yönlerden tekrar tekrar saldırmaktır. Bu saydıklarım bu insanların metodudur. Ve onlar bunu yapmakla da batıla yardım etmektedirler. Keşke bilseler.

Şeyh Makdisi’yi şer ehlinin tellallığını yapan yalancıların iftiralarına karşı savunmamak dinden değildir. Şeyh Makdisi’yi istihbaratı teskin (tatmin) ettiği hususunda susturduğunu iddia eden şeyhe [2] derim ki: Kendisi de bu sözleri yazdıktan sonra meselenin öyle olmadığını öğrendi. Tatmin onlara bunun olmadığı güvencesini vermek demektir. Şeyhe bu olayın olup olmadığı soruldu sadece buna tatmin denebilir mi? Eğer buna evet derse o zaman bu, onların akıllarının ne düzeyde olduğunu gösterir. Allah (Subhanehu ve Teâla) aklı taksim etmiştir. Bu nedenle o zat, şeyhle tartışmayı sonuna kadar sürdürememiştir. Sonra zanna kapılıp ‘şeyh kaçtı’ diye bağırdı fakat o bununla şeyhe zulmetmiş ve onu anlamamıştır.

Sonra bu tartışmacı şahıs sürekli başkalarından sözler nakledip duruyor ve mubahale (Lanetleşme) talebinde bulunuyor ki bu yaptığı vera değildir. Bu zat bazı cihetlerden irtibata geçip meseleyi sonuna kadar tahkik edebilir. Fakat o, acele ederek şeyhle husumete girişti. Bugün de birçok kişi onun açık ve dolaylı yollardan kast ettiği ibareleri yaydıktan sonra Şeyh’ten bunu inkâr etmesini talep ediyor.

Peki, söyler misiniz, hakkın ve dinin metodu bu mudur? Ben de başkaları gibi saldırıları izledim ve şayet hasmın şeyhe karşı kendisine caiz kabul ettiğini ben de yapsaydım söylenecek çok söz olurdu. Fakat biz şöyle diyoruz: Allah, hakka ve adamlarına yardım etsin.

Yine derim ki, Allah’a yemin olsun ki Şeyhe bu hususu haber verdiğimde onun bu konuda hüccet sahibi olduğunu, Allah’a karşı takvalı olmada, hakka isabet etmede ve Müslümanlara karşı nasihat etmede gayretkeş olduğunu gördüm. Zaten o, masum kanlar hususunda vera sahibidir.

Şeyhe edep dâhilinde nasihatte bulunmak ve ona dua etmek takvadır. Ancak şeyhi itibarsızlaştırmaya gelince, bir kimse ancak Allah’a asi olmakla itibarsızlaşır. Kim Allah’la beraber ise Allah da onunla beraberdir. İnsanlar bu hususta günahlarından endişelensinler.

Hazırlayan: Salih Seriyye

1.Yazının orjinaline buradan ulaşılabilir: https://justpaste.it/sgbs

2.Burada şeyhten Macid el Raşid kast ediliyor. Kendisi Şeyh Ebu Muhammed El Makdisi’nin Ürdün istihbaratıyla görüştüğünü iddia etmişti.  O yazı da Türkçe’ye çevrilmişti. Dileyen bakabilir: https://justpaste.it/aboosaiftr

Ümmeti İslam / Özel Haber

CVUwHvCW4AATVO-

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir