Şeyh Enver el-Evlâkî: ”Guantanamo’nun Ötesinde” 2. Bölüm (Tr. Video&Metin)

Yani değerli dinleyiciler, bu sözleri dikkate alalım ve bir şeyler yapalım. Rasûlullâh sallAllâhu aleyhi ve sellem’in şu sözünü hatırlayalım; “Esirleri kurtarın” Alimlerin şu sözünü hatırlayın; “Eğer bir Müslüman batıda esir olursa, onu özgürleştirmek doğudaki Müslümanlara farz olur; eğer bu doğudaki bir Müslümana olursa, aynısı batıdaki Müslümanlar üzerine farz olur.” Rasulullah sallAllâhu aleyhi ve sellem’in “biz tek bir Ümmetiz”, “onlar bir binanın duvarları gibidirler” ve “onlar bir vücut gibidirler” sözlerini hatırlayın.

Muhterem dinleyiciler; şimdi okuyacağım, ömrünün büyük bir bölümünü demir parmaklılar arkasında geçiren ve halen Ürdün’de olan Şeyh Ebu Muhammed Makdisi’nin bir şiiridir, âlimliği çalışmalarıyla belli olan bir âlim. Bunu söyledim çünkü âlimlerin imal edilebildiği bir zamanda yaşıyoruz, hükümetler belli âlimleri terfi ettiriyor, medya belli âlimleri destekliyor ve onlar meşhur oluyorlar. Ve onlar meşhur olduğunda, onların dışında onlardan daha âlim ve İslamî bilgide onlardan daha derin olanlar varken, onların sözleri ciddiye alınıyor. Onları (gerçek alimleri) hiç kimse bilmiyor çünkü medya ve hükümetler onlara karşılar.

Şeyh Muhammed Makdisi bu şiiri Arapça yazmış, bu yüzden açıkçası bazı belagatlar çeviride kaybolmuş ama yine de hala onun şiirinin çevirisinden elde edebileceğimiz bazı faydalı manalar ve sözler var. Diyor ki;

Bu hapishanelerde hayat süren sevgili kardeşlerim

Yazıyorum size sıkıntılarla

Eğer sarılırsan Allâh’a sıkıca

Zamanın felaketleri ne zarar verebilir ki o zaman sana

Dikkat et sevgili kardeşim,

Azîz ve güçlü İlâh’ın Sözü hakkında

Düşünceni ayartana

Şüphesiz O kurtuluş sözü verdi inananlara

Tıpkı kurtardığı gibi Yûnus aleyhis-Selâm’ı

Balığın karnındaki derin karanlıklardan

Sevgili kardeşim, geçmeden önce tarihte olana

Bu mahpuslar ancak o mahpuslar gibidir, hatırla.

Yaşamadı mı bir dönem Yûsuf (as) orada?

Ve Musa’yı (as) tehdit etmedi mi zorbalar onunla?

Ve Cömert İlâh’ın Elçisi de aynı

Onu hapsetmekti putperestlerin planı

Sonuçta Rabbim onu, sadık dostlarını  

Adımlarını takip eden müminleri hicret ile kurtardı

Dirayetli İmam Ahmed gibi

Ve İbn Teymiyye de bununla mutluluğa erdi

Şam kalelerinde bir mahkum olarak yaşayıp

Sıddıklar yüzyıllarca bu hapishanelerde ömrünü geçirdi.

Gevşeme, sevgili kardeşim umudunu kaybetme,

Sıra sana geldiğinde asla boyun eğme.

Yüce Rabbi hatırlayarak kazanmalısın kuvvet

Ve kutsal kitabı ezberlemede acele et

Bu, kalbinin kuvvetini koruması için

Ve bu senin ruhun için

Hükümlere razı ol

Bunlar imtihan yakında hepsi bitecek

Ve bundan elimize meyveler ve faydalar geçecek.

Seni korkutup tehdit ediyorlarsa

Bu zayıflatmasın yumuşatmasın seni asla

Sana işkence edip aşağılasalar bile hatta

Teslim olma sana galebe çalsalar da

Sen ilk değilsin işkencelere maruz kalan

Güçlü bir din ve apaçık bir mevzuat uğruna

Ne de yalnızsın sen bu yolda

Sayısız karavanlar yürüdü yıllar boyunca

Eğer bir bayram geçer ve bir oğul doğarsa

Ve sen mahkûm iken aylar su gibi akarsa

Üzülme ey benim salihlerden olan

Ailesini terkeden, evlatlarını yitiren kardeşim

Seni onların ziyaretlerinden mahrum bırakırlarsa

Ve yine mektupları da sana ulaşmazsa

Eğer bu bir Rabb ve din içinse

O zaman sabır nerede?

Nerede kesinlik?

Nerede senin son sözlerin?

Güvenilir Elçi’nin ümmetini beklediğini söyleyen.

O samimi arkadaş oğlunu öldürmeye isteyerek gitmişti, açık bir imtihan

Hiçbir kaygının olmadığı bugün gibi muhteşem kutsal günde vuku bulan

O onun başı üzerine indirdi

Böylece Rabbim onu niyetiyle korudu

Ve ona bir koç bedel oldu

Ancak senin oğulların kaygısız bir hayat sürmekte

Oyun ve eğlence içerisinde

Güvenli bir evde

Henüz onları boğazlaman da senden istenmemekte

Onun yerine sadece geçici ayrılığa sabır istenmekte

Şüphesiz onlar merhametli Rabbin himayesinde

Ve sen de O ve iman ile başbaşasın

Dine yardım ve Rabbin rızası için

Hayat ve tüm evlatlar kıymetsizleşir

Güçlü ve cömert Rabbin rızası için

Zindanlar hoş kokar

Ve acı tatlı olur.

Sıradaki şiirler Amerika’da hapsedilen Profesör Sami Oryan’dan;

Masum

O suçlanmakta

Genel karar

Kağıt kışkırtmakta

O mutlaka suçlu

Ajanlar farzetti

Savcılar sarfetti

Hakimler zannetti

Biz eminiz o suçlu

Yobazlar ilham verir

TV eğlendirir

Kamu sersemletilir

Ama güvenin bize o suçlu

Ne gördüğümüzün önemi yok

Yasaları değiştireceğiz çok çok

Bunu son saman diye aklına sok

Zannımızca o suçlu

Onu davet ettik

Kongre salonunda olabilir dedik

Onu düşürmeyi hedefledik

Çünkü inanıyoruz ki o suçlu

Mahkeme mükemmel olacaktı

Suçlu karara bağlanacaktı

Deliller şüpheli olsa bile

Aldırma, bulduk biz o suçlu

Darioni söyledi fikrini

Her kesimden halka seslendi

Adalet kör olabilir belki

Lakin zordur bulmak çünkü o masum.

………………………………………………………………..

SOYAN ARAMA

Vücudu yapılıydı

Kafası kel

Kalbi ölüydü

Yüzü soğuk

Gözleri vahşiydi

Bıyığı kalın

Parmağını kaldırdı

Seçtiği ben

Kazağını çıkar

Gömlek ve boxerını da

Ama sadece kütüphaneye gitmiştim

Kimseye rastlamamış ya da görmemiştim

Çıkar, çıkaracaksın

Ve dudağını kımıldatayım deme sakın

Kazağını çıkar

Gömlek ve boxerını da

Aç ağzını

Göster bana dilini

Öksür

Derin, ciğerlerinden gelen

Tut kalçanı

Ve eğil

Dön etrafında

Kaldır onu havaya

Rutin aşağılama

Yara ve gözdağı

Araması sonsuzluğu aldı

Güvenlik adına

Sizi saygınlığınızdan soydu

………………………..

ÜST ARAMASI

Pazartesi sabah önüne geldiler kapımın

Beş komutan ve bir teğmen altı ayak saydıklarımın

Gel dediler, öksür hadi, kes sesini

Arkanı dön, kafanı eğik tut, git geri

Alay edip güldüler, arama zamanı geldi

Denetim, tüketim, sakın kaşlarını çatmaya cüret etme!

Yandan bağırdı kaçak, kaçak diye

Kalbim duruyor, sakladığımı buldu

Atmış olduğu fazladan gazete, boxer ve battaniye,

Plastik kaşık, fıstık ezmesi ve bir resim çekmiş olduğu

Kalbim hızlı atıyor daha fazla

Hayatım eskisi gibi olmaz eğer onu bulursa

Saniyeler, dakikalar geçiyor yıl gibi

Gözyaşı yok, ağlıyorum sinirli ve endişeli

Yılmadan, gittiler, oda alt üst

Ürkmüş, kasırga vurmuş şehir gibi

Ama ben sakinleşip güldüm

Ve Rabb’ime şükrettim

Güvende kalemim

Ve kılıçtan daha kuvvetli.

El Mukaveme Medya

Vaazın ilk bölümü ;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir