Starıy Kostek’te Rablerine Kavuşanlar

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla… hamd, alemlerin rabbi olan Allah’a; salat ve selam, Er-Rasul Muhammed(s.a.s.)’e, O’nun ehli beytine, ashabına ve kıyamet gününe kadar O’nun yolunu izleyen tüm müslümanların üzerine olsun!

Starıy(Eski)Kostek Köyü’nde Rabblerine kavuşan kardeşler hakkında birkaç kelime yazmak istedim:

Baymurzayev Nazir: Bayram Aul Köyü’nden, etnik Kumuk kökenliydi. Grubun amiri Nazir’di. Kendisi çok cesur bir kardeşti. İslam’a girişinden evvel mücahidleri hiç sevmiyordu. Hatta denebilir ki onlardan nefret ederdi. Fakat Allah(c.c.),O’nun kalbini açtı. Müslüman,mücahid ve nihayetinde şehid oldu inşallah. Hep derdi ki; “Allah, tüm dualarıma cevap verdi. Yalnız birisi hariç:Cennet!”

Aliyev İsmail: Bayram Aul Köyü’nden, Lak(Gazi Kumuk) asıllıydı. O’nun hakkında pek çok kitap yazılabilir. Köyde çocukluğundan beri kavgalarıın içinde bulundu. Yaşıtları tarafından çok hırpalandı. Herkes  tarafından sürekli incitiliyordu. Bununla beraber O küçüktü fakat hayalleri çok büyüktü. Toplam altı erkek, bir kız kardeştiler. Hepsi de babasız büyüdüler, hiçbir zaman paraları olmadı. Evlendikten sonra Rusya’ya gitti. Birkaç yıl orada yaşadı, cahili bir hayat geçirdi. Üç sene evvel memlekete döndü. Davet sonucunda Allah,O’nun da kalbini İslam’a açtı.

Bu kardeş, korku nedir bilmezdi. Korku bir yana, O’nda tedbirlilikten dahi eser yoktu. Sıklıkla üzerine gider ve takılırlardı: “Eğer sen amirimiz olsaydın, biz çoktan yok olmuştuk. Çünkü sen “geri çekilme” kelimesini dahi bilmiyorsun!” Son çatışmada, 3 yada 4 kafiri öldürdü ve kendisi de orada şehid oldu inşallah.

Cumahanov Timur: Bayram Aul Köyü’nden ve Çeçen asıllıydı. Çok cesur ve dikkatli biriydi. Her zaman sırt ağrılarından şikayet ederdi. İsmail, Nazir ve O, çocukluktan beri çok iyi arkadaştılar. Timur da İslam’dan evvel çok debdebeli bir hayat tarzı geçirmişti fakat ilk ikisinden farklı olarak O’nu köyde çok severlerdi. Nadiren birisini kırardı ve her zaman “işte böylesi bir hayat yaşamak ve şimdi cihad etmek”derdi.

Abdullah Rasulov: Kendisi Şamilkale’den ve Lezgi asıllıydı. Önceden SOBR’de çalışıyordu, daha sonra oradan ayrılarak Nazir’in kızkardeşiyle evlendi ve Bayram Aul’a yerleşti. Efsane Şeyh Yasin Rasulov’un ağabeyiydi ve cemaatin beyni denilebilirdi. O kadar iyi bir kardeşti ki, kendisiyle saatlerce sohpet edilebilirdi. Timur Astemirov ile ikisi,birinci  baskın grubunu ilk önce fark edenlerdi ve o dört kafiri de derhal yok etmişlerdi. Abdullah, kuşatmayı yarabilirdi fakat bacağından yaralandığı için çıkış yapamadı ve orada şehid oldu inşallah.

Timur Astemirov: Bata-Yurt’lu bir Kumuk’tu. Tehlikeler karşısında hiç korkmayan birisiydi. İslam’a girişinden evvet bir gangsterdi. Ana-babası yoktu, hep tek başına yaşadı. Sıradan bir işin sonrasında arananlar listesine girdi ve ortalık yatışıncaya kadar bir müddet yanlarında kalmak isteğiyle kardeşlere geldi. Fakat kardeşler O’na dediler ki: “bizimle birlikte yaşamak istiyorsan namaz kılmalısın!” O da namaza başladı, kardeşlerin sohbetlerini dinledi ve dinle ilgilenmeye başladı. Böylece Allah(c.c.), O’nun kalbini açtı. Ve bir mükemmel günde kendisinin de mücahid olmak istediğini, kardeşlerden ayrılmak istemediğini ve aksine hayatını Allah yolunda vermek istediğini açıkladı. Ve sonunda hayatını Allah yolunda feda etti inşallah.

Cafer: Hasav-Yurt’lu bir Kumuk’tu. Çok güçlü bir imana ve iyi derecede ilime sahip bir kardeşti. Kardeşler, O’nun davet konuşmalarını saatlerce dinlerlerdi. Toplam üç kardeşlerdi. En büyükleri, iki sene evvel Endirey ormanlarında şehid düşmüştü. Ortancaları da şehid düşmüştü fakat yerini hatırlamıyorum. Ve işte Cafer de şehadetle şereflendi inşallah. Onlar kendilerini “Bayram Aul Cemaati” olarak adlandırmışlardı.

Sizlerden Allah’a, onların gazalarını ve şehadetlerini kabul buyurması için dua etmenizi rica ediyorum!

Muhammed Ebu Fugas

09/09/2010

İmamTV

Video:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir